İRAN TEHLİKESİ

Tehlikeyi Görmeyen İlelebet Payidar Kalamaz.

Safevi Devleti’ni kuran Şah İsmail’in Şiiliği resmi din olarak ilan etmesiyle, İran coğrafyasında Müslümanlar şiddetli baskı altına alınmaya başlandı. Kayıtlara göre, Şah İsmail’den önce ülkede nüfusları çoğunlukta olan Sünnilerin oranı bugün %10-15 civarındadır.

Hıristiyanlara kilise var, sünnilere cami yok

İran Sünnilere karşı sürekli asimilasyon uygulamaktadır ve bu nüfusu görmezden gelmektedir.  Tahran’da bir tane Sünni camisinin bulunmaması bunun en açık ispatıdır. Sadece Tahran da değil, İran’ın büyük şehirleri İsfahan, Kerman ve Yezd’de Sünni camisi bulunmuyor. Bu illerde Sünnilerin Cuma namazı ve Bayram namazlarını kılmaları engelleniyor. Tahran’da Sünniler cuma namazlarını yakın zamana kadar apartman dairelerinde kılıyordu. Ancak İran sonradan apartmanda bile olsa cuma namazı kılmayı yasakladı.

Gayrimüslimleri kendine daha yakın gören Şia rejimi, bazı şehirlerde sadece bir Ermeni ailesi için Ermeni kilisesi inşa ederken, Sünnilere Tahran’da bir tek camiyi bile çok görmüştür. Gayrimüslimler özgürce eğitim görürken, Sünniler İran’ın tamamında eğitim ve itikadi konularda baskı altında tutuluyor; çocuklarına gizlice din eğitimi vermeye çalışıyorlar.

Ama aynı İran, ülkemizde (Türkiye’de) Sünni camilerini Şii camisine dönüştürüyor, Şii üniversitesi açmaya çalışıyor, Fars dilini kendisine angaje kesimlerde yayıyor, aleyhinde baskısı yapılacak olan kitapları engelliyor, İran yılı kutlamaları organize ediyor, Türk gençlerine muta yaptırıp kandırarak Şiileştiriyor.

İran’da sistematik uygulanan asimilasyon politikasında, Sünniler Hz. Ali’nin katili olan kitle olarak gösteriliyor, kafirlikle itham ediliyor, dışlanıp lanetleniyor.

Sünniler dışlanmıştır

İran’da devrim sonrasında bir tane Sünni, cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan, bakan yardımcısı, büyükelçi veya vali olarak atanmamıştır. Sünnilerin çoğunlukta olduğu Sistan ve Zahidan eyaletlerinin yönetimi bile Şiilerin elindedir. İran’da Sünnilerin orduda ve bürokraside mevcudiyetini görmek imkânsızdır.

Ayetullahlar Ehl-i Sünnet’e Lanet Ettiriyor

Ayetullah El-Uzma El-Hui’nin görüşlerinin yer aldığı Misbah-ul Fekahe isimli Beyrut’ta basılan kitabında, “Ehli Sünnet olan kimseleri gıybet etmek ve onlara lanet etmek caizdir” fetvası bulunuyor.

 

Şia: “Sünni camiler yıkılmalıdır, taviz verilemez”

Şii din adamlarından Iraklı Yasir Habib, 2003 yılında Ehli Sünnet camilerinin yıkılması gerektiğine dair fetva vermiştir. Yasir Habib fetvasında, “Irak Müslüman Âlimler Heyeti denilen küfür, münafık ve fesat örgütüne ait camilerin yıkılması gerekir! Kesinlikle bu meseleden taviz vermemek gerekir” diye fetva vermiştir. Yasir Habib’in fetvasında ismi geçen “Irak Müslüman Âlimler Heyeti”, Sünni âlimlerin oluşturduğu bir heyettir. Bu doğrultuda Irak’ta faaliyet gösteren İran uzantısı Şii terör örgütlerinin, yıktıkları camilerimizin haddi hesabı yoktur.

Share

KATEGORİLER: İSLAM DÜŞMANLIĞI